OYUTE
İnceleme18 Ekim 2026

Call of Duty: Modern Warfare 4 Campaign İnceleme

Yazar: Batuhan SavutPuan 9.0
mw4

Call of Duty'nin multiplayer tarafı ne kadar büyürse büyüsün, benim için serinin başka hiçbir yerde veremediği bir tarafı hep hikâye modlarında kaldı. Bir kapı açılır, birkaç saniye sonra bütün bina çöker, telsizden bağırışlar gelir ve oyun sizi daha ne olduğunu anlamadan başka bir savaşın ortasına atar. Modern Warfare 4'ün Campaign'i bana uzun zamandır özlediğim o hissi yeniden verdi.

Başlarda hikâyeye girmem biraz zaman aldı. Karakterleri tanıyor, savaşın çerçevesini anlıyor ama henüz tamamen içine çekildiğimi hissetmiyordum. Sonrasında Park'ın ekibiyle bağ kurmaya başladığım ve Price tarafındaki karanlık çizgi belirginleştiği anda oyun beni bırakamadığım bir noktaya getirdi.

Modern Warfare 4'ün en büyük başarısı da bence burada. Yalnızca pahalı görünen set-piece'lerin arkasına saklanan bir Campaign değil. Savaş atmosferini güçlü şekilde hissettirirken karakterlerini de taşıyabiliyor. Her bölümün birbirinden farklı hissettirmesi, silahların Campaign'de bir kez daha multiplayer'dan bile daha tatmin edici gelmesi ve Hollywood'a sonuna kadar yaslanan sunumu birleştiğinde ortaya uzun zamandır almak istediğim Call of Duty hikâye modu çıkıyor.

Kusursuz değil. Yapay zekâ özellikle daha serbest alanlarda oyunun geri kalanındaki prodüksiyon seviyesinin gerisinde kalıyor. Bazı araç etkileşimleri ucuz hissettiriyor ve benim deneyimimde bir gece görüşü bölümünde yaşadığım lazer hatası bütün görevin tadını kaçırdı. Bunlar olmasaydı 9.5'u bile düşünebilirdim. Geldiğim nokta yine de oldukça net: Modern Warfare 4 Campaign benim için 9.0'lık bir dönüş.

Park'ın ekibi savaşın ortasında oyunun kalbi oluyor

Modern Warfare 4 iki farklı ağırlık merkeziyle ilerliyor. Bir tarafta Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye saldırısıyla savaşın doğrudan içine düşen Park ve ekibi, diğer tarafta ise sistemin dışına çıkmış, kendi hesabını kapatmaya çalışan daha karanlık bir Captain Price var.

Benim için daha güçlü taraf kesinlikle Park'ın hikâyesi oldu.

Bunun sebebi yalnızca Park'ın oynanabilir karakter olması değil. Ekip içerisindeki arkadaşlık ilişkileri, birbirlerine laf atma biçimleri ve çatışmanın ortasında bile bir takım olduklarını hissettirmeleri Campaign'e ihtiyaç duyduğu insani tarafı veriyor. Bir süre sonra sadece görev hedefini tamamlamaya çalışmıyorsunuz; yanınızdaki insanların da o çatışmadan çıkmasını istiyorsunuz.

Call of Duty büyük savaşları anlatırken bazen karakterlerini patlamaların arasında kaybedebiliyor. Burada Park'ın ekibi tam tersini başarıyor. Savaş büyüdükçe takımın kendi içerisindeki bağ daha fazla hissediliyor ve benim hikâyeye gerçekten girmeye başladığım nokta da burası oldu.

Özellikle daha serbest ilerleyebildiğimiz bölümde Park'ın biraz nefes alması ve ekibin farklı taraflarını görebilmek bu bağı daha da güçlendiriyor. Campaign'in bana en çok geçen karakter tarafı Price'ın yıllardır taşıdığı mirastan değil, yeni kurulan bu ekipten geldi.

park ve ekibi

Price bu kez güven veren adam değil

Price tarafı ise bambaşka bir his veriyor. Modern Warfare serisinde yıllardır ne kadar sınırda dolaşırsa dolaşsın, Price çoğu zaman ne yaptığını bildiğine güvendiğimiz karakterdi. Modern Warfare 4 bunu bilerek bozuyor.

Bu kez daha karanlık, daha kişisel ve zaman zaman gerçekten 'bu adam artık kötü biri mi?' diye düşündüren bir Price var karşımızda. Aldığı kararlar ve olaylara yaklaşımı bende birkaç kez gelgit yarattı. Oyunun onu yalnızca eski kahramanı tekrar sahneye çıkaran güvenli bir figür olarak kullanmaması hoşuma gitti.

Yine de hikâye tercihi olarak Park tarafını daha çok sevdim. Price'ın karanlık yolculuğu anlatıya ağırlık katıyor ama Park'ın ekibinde hissettiğim arkadaşlık ve savaşın ortasında birlikte hayatta kalma duygusu bende daha fazla karşılık buldu.

Bu iki tarafın aynı hikâye içerisinde bulunması ise Campaign'in tonunu çeşitlendiriyor. Bir görevde cephede savaşın tam içindeyken diğerinde daha kişisel ve karanlık bir hesaplaşmanın peşinden gidiyoruz. Başlarda birbirinden uzak duran bu iki yapı ilerledikçe anlam kazanmaya başlıyor.

price ve valeria

Commander Ri Ju-Young ekrana çıktığında tehdit hissediliyor

Antagonist tarafında özellikle Commander Ri Ju-Young benim için öne çıkan isimlerden biri oldu. Karakter ekrana geldiğinde yalnızca 'şimdi kötü karakter konuşacak' hissi vermiyor; performansı ve duruşuyla gerçekten tehdit oluşturuyor.

Modern Warfare 4 genel olarak oyunculuk ve seslendirme konusunda oldukça iddialı. Park'ın ekibinde arkadaşlık hissinin çalışmasının, Price tarafındaki karanlığın ikna edici gelmesinin ve karşı taraftaki karakterlerin yalnızca görev hedefi gibi durmamasının önemli sebeplerinden biri de bu performanslar.

Hikâyenin başlangıcında beni hemen yakalayamamasına rağmen ilerleyen saatlerde bu karakterlerin birbirine bağlanma biçimi sayesinde olayları gerçekten merak etmeye başladım. Sonlara geldiğimde artık yalnızca bir sonraki büyük patlamayı değil, hikâyenin nereye varacağını da görmek istiyordum.

Commander Ri Ju-Young

Her görev başka bir savaş filmi gibi

Campaign boyunca en çok sevdiğim şeylerden biri görev çeşitliliği oldu. Kore'deki geniş ölçekli cephe çatışmalarından New York'taki yakın mesafe savaşlara, Paris'teki yüksek tempolu sahnelerden Mumbai'deki gece operasyonlarına kadar oyun sürekli başka bir ritme geçiyor.

Ben 'şu bölüm kötüydü' diyebileceğim bir görev bulamadım.

Elbette bazılarını diğerlerinden daha fazla sevdim ama genel olarak her bölümün kendi kimliği var. Bir görev klasik koridor çatışmasına yaslanırken sonraki bölüm sizi daha açık bir alana bırakabiliyor. Ardından tamamen sinematik bir kovalamaca ya da büyük ölçekli bir saldırı geliyor. Bu geçişler Campaign'in temposunu diri tutuyor.

Modern Warfare 4 burada ne olduğunu saklamıyor. Tamamen Hollywood'a kaçıyor. Patlamalar büyük, tesadüfler büyük, karakterlerin hayatta kaldığı anlar bazen fazlasıyla sinematik ve gerçekçilik gerektiğinde aksiyonun önünde geri çekiliyor.

Ama ben Call of Duty Campaign'ine biraz da bunun için giriyorum.

Oyunun bana savaşın ortasındaymışım gibi hissettirmesi, kulaklığın içinde her yerden silah sesleri gelirken bir sonraki hedefe koşmam ve birkaç dakika sonra bambaşka bir set-piece'in içine düşmem tam olarak beklediğim deneyim. Modern Warfare 4 bu konuda hiç çekingen davranmıyor ve iyi ki davranmıyor.

savaş anı

Stranded küçük bir Far Cry gibi, ben de bunu sevdim

Campaign'in en sevdiğim bölümü ise Park'ın daha özgür hareket ettiği Stranded oldu.

Call of Duty'nin klasik lineer görev yapısından çıkıp daha geniş bir alanda hedeflere kendi sıranızla yaklaşabilmek oyunun ritmini güzel şekilde değiştiriyor. Bölgeyi gezerken ekipman aramak, farklı noktalardan çatışmaya girmek ve bir anda küçük bir Far Cry alanındaymışım gibi hissetmek hoşuma gitti.

Bunu tüm Campaign'e yaymalarını istemezdim. Call of Duty'nin gücü hâlâ iyi yönetilmiş lineer aksiyonda. Ama araya böyle bir bölüm koymak, oyunun sürekli aynı koridorda ilerlediği hissini kırıyor.

Sorun şu ki özgürlük arttıkça yapay zekânın eksikleri de daha görünür hâle geliyor.

Normal zorluk seviyesinde düşmanlar burada beni neredeyse hiç zorlamadı. Daha açık alanlarda görüş açısı, pozisyon alma veya beni çevreleme konusunda daha akıllı davranmalarını beklerdim. Stealth denediğinizde de benzer bir durum var; oyun gizli oynamaya imkân tanıyor ama düşman zekâsı bu sistemi gerçekten sınayacak seviyede değil.

Ben zaten Campaign'i sessizce bitirmeye çalışmadım. Call of Duty'ye silah kullanmaya girdim. Buna rağmen düşmanın sizi fark etme ve tepki verme biçiminin daha iyi olmasını isterdim.

stranded sahnesi
stranded map

Campaign'de her silah daha iyi hissettiriyor

Call of Duty'de benim için yıllardır değişmeyen bir şey var: Aynı silah Campaign'de multiplayer'dan daha iyi hissettiriyor.

Modern Warfare 4 de bunu değiştirmedi.

Silah sesleri, geri tepme, animasyonlar ve hedefin mermiye verdiği tepki sinematik sunumla birleştiğinde çatışmalar çok daha ağır hissettiriyor. Multiplayer'da silaha çoğu zaman TTK, recoil ve rekabet açısından bakarken Campaign'de o silahın yalnızca nasıl hissettirdiğine odaklanabiliyorsunuz.

Özellikle büyük çatışmalarda çevredeki ses tasarımı ve 4K görsel kaliteyle birleştiğinde Infinity Ward'ın silah kullanımı konusunda neden hâlâ serinin en güçlü ekiplerinden biri olduğunu tekrar hissediyorsunuz.

Oyunun aksiyonunun büyük kısmı zaten klasik silahlı çatışma üzerine kurulu. Özel boss mekanikleri veya hikâyeden bağımsız büyük düellolar aramıyor. Önemli karşılaşmalar da anlatının doğal akışı içerisinde gerçekleşiyor. Bence bu Campaign için doğru tercih; oyun kendi ritmini sırf 'boss savaşı da olsun' diye bozmak zorunda kalmıyor.

price paris

Yapay zekâ prodüksiyonun geri kalanına yetişemiyor

Modern Warfare 4'ün en belirgin zayıf noktası benim için yapay zekâ oldu.

10 üzerinden puan vermem gerekirse yaklaşık 5 derim.

Bu, her çatışmanın kötü olduğu anlamına gelmiyor. Lineer bölümlerde script'ler, takım arkadaşları ve çevresel kaos düşmanların sınırlılığını güzel şekilde gizliyor. Zaten oyun sizi sürekli ileri taşıdığı için çoğu zaman üzerine düşünmüyorsunuz.

Ancak stealth yapmaya çalıştığınızda veya Stranded gibi geniş alanlarda kendi rotanızı seçtiğinizde tablo değişiyor. Düşmanların sizi arama biçimi, birbirleriyle koordinasyonu ve bazı bariz durumlara verdikleri tepkiler yeterince ikna edici değil.

Normal zorlukta oynadığımı özellikle belirteyim. Daha yüksek seviyelerde hasarın artması karşılaşmaları daha zor hale getirebilir ama benim yaşadığım sorun yalnızca düşmanın ne kadar hasar verdiği değildi. Davranış biçimlerinin de daha inandırıcı olmasını isterdim.

Bu kadar iyi görünen, sesi bu kadar güçlü ve savaş atmosferini bu kadar başarılı veren bir Campaign'de düşmanların zaman zaman eski nesil bir FPS gibi davranması daha fazla göze batıyor.

Bazı küçük detaylar gereğinden fazla ucuz kalmış

Stranded'daki araçlar bunun en net örneklerinden biri.

Bir araca yaklaşıp kapıyı açtığınız anda motorun çalışması ve aracın neredeyse aynı hareket içerisinde yürümeye başlaması, geri kalan her şey bu kadar özenliyken garip biçimde ucuz hissettiriyor. Araç fiziğinin veya sürüşün simülasyon olmasını beklemiyorum ama etkileşimin biraz daha ağırlığı olabilirdi.

PC'de 4K oynadım ve bunun dışında ciddi FPS düşüşü, çökme veya akışı bozan başka bir hatayla karşılaşmadım. Görsel kalite ise gerçekten söyleyecek fazla söz bırakmıyor. Yüzler, ışıklandırma, silah modelleri, parçacık efektleri ve büyük savaş alanları özellikle 4K'da olağanüstü görünüyor.

Bu yüzden yaşadığım küçük hatalar daha da sinir bozucu oluyor. Çünkü Campaign'in genel kalite çıtası çok yüksek.

gece operasyonu

Bittiğinde daha fazlasını değil, tam olarak yeterini hissettim

Call of Duty Campaign'lerinde süre benim için hiçbir zaman 'ne kadar uzun, o kadar iyi' meselesi olmadı. Bu oyunların çalışması için tempo gerekiyor. Aynı çatışmayı sırf oyun iki saat daha uzun görünsün diye uzatmanın kimseye faydası yok.

Modern Warfare 4 tam olması gereken yerde bitiyor.

Son bölümlerde hikâyenin nereye gittiğini aşağı yukarı tahmin edebiliyorsunuz ve final benim için şaşırtıcı olmaktan çok beklenen bir kapanış oldu. Büyük dramatik anlarının tamamı bende aynı duygusal karşılığı yaratmadı. Buna rağmen finalden rahatsız olmadım; çünkü Campaign'in benim için başarısı tek bir sürprizde veya tek bir karakter anında yatmıyor.

Ben burada bütün paket boyunca aldığım hissi önemsiyorum.

Park ve arkadaşlarının arasındaki bağ, Price'ın karanlık çizgisi, Commander Ri Ju-Young'un güçlü varlığı, sürekli değişen görev yapısı, Stranded'ın küçük sandbox denemesi, müthiş silah hissi ve Hollywood ölçeğindeki set-piece'ler birleştiğinde Modern Warfare 4 beni uzun zamandır bir Call of Duty Campaign'inin doyurmadığı kadar doyurdu.

Yapay zekâ daha iyi olsaydı, birkaç teknik pürüz ve ucuz hissettiren ayrıntı olmasaydı puanım 9.5'a kadar çıkabilirdi.

Ama 9.0 da burada küçük bir teselli puanı değil.

Modern Warfare 4, uzun zamandır özlediğim Call of Duty hikâye modu hissini gerçekten geri getirdi. Büyük, gürültülü, zaman zaman saçma derecede sinematik ama oynarken sürekli 'bir bölüm daha' dedirten bir Campaign. Benim seriden istediğim şey de zaten buydu.

Değerlendirme

Puan9.0

Artılar

  • Park ve ekibi arasındaki güçlü arkadaşlık hissi
  • Savaş atmosferini çok başarılı hissettiren sinematik sunum
  • Birbirinden farklı ve tempolu görev tasarımları
  • Stranded gibi daha açık görevlerin ritmi değiştirmesi
  • Campaign’de çok güçlü silah hissi ve ses tasarımı
  • Price’ın daha karanlık ve sorgulanabilir biçimde yazılması
  • Commander Ri Ju-Young dahil güçlü karakter performansları
  • PC’de 4K’da çok yüksek görsel kalite

Eksiler

  • Yapay zekânın özellikle açık alanlarda ve stealth sırasında zayıf kalması
  • Bazı araç etkileşimlerinin ve küçük animasyonların ucuz hissettirmesi
  • Bazı büyük dramatik anların beklenen etkiyi yaratmaması