OYUTE
İnceleme1 Ekim 2026

World of Warcraft: Forever Beta İnceleme

Yazar: Batuhan SavutPuan 7.5
wow forever

World of Warcraft oyuncularının yıllardır konuştuğu bir hayal vardı: Azeroth, The Burning Crusade'e ya da Wrath of the Lich King'e geçmeden kendi içinde büyümeye devam etseydi ne olurdu?

Topluluk buna uzun zamandır "Classic+" diyor. WoW: Forever da Blizzard'ın bu hayale verdiği resmî cevap: orijinal Azeroth'u yeni bölgeler, görevler, dungeonlar ve Skyborne adlı yeni bir ırkla genişleten, standart WoW aboneliğine dahil yeni bir sürüm.

Benim WoW geçmişim 2004'teki orijinal Vanilla dönemine kadar gidiyor. 2019'da gelen WoW Classic'te de oldukça hardcore bir ilerleme kaydetmiştim, Retail'daki gelişmeleri de yakından takip ediyorum.

Azeroth'u yeni bir genişleme paketine geçmeden yatay olarak büyütme fikri bence çok doğru bir vizyon. Asıl soru ise şu: Eski Azeroth'un o acımasız ruhu, modern dokunuşlarla bozulmadan geri getirilebilir mi?

Baştan söyleyeyim: Bu bir inceleme değil, ilk izlenim yazısı. Betada seviye sınırı şimdilik 20 ve yaklaşık 40 saatlik oyun süremle bu sınıra rahatça ulaştım. Oyunun ileri seviye içeriği (end-game) ise betada henüz yok.

Ama ilk 20 seviyeye bakınca cevabım şimdilik evet.

wow forever

Artık on tane kurt dişi toplamıyoruz

WoW: Forever'ın en iyi yaptığı şey, yeni görevleri eski Azeroth haritasına bir yapboz parçası gibi yerleştirmesi.

Klasik MMORPG'lerin "git, on tane kurt dişi topla" mantığı büyük ölçüde geride kalmış. Yerine birkaç aşamada ilerleyen, arkasında gerçekten bir hikâye olan görevler gelmiş. Blizzard'ın WoW: Forever için söylediği "yolculuk en az varış noktası kadar önemli" fikri, betada en çok bu görevlerde karşılık buluyor.

Asıl etkileyici olan ise keşif.

Yıllardır bildiğim haritalarda, eskiden ulaşılamayan dağlık bölgelerin ardında yeni yerleşim yerleri bulmak, 20 yıl önceki o keşif hissini 2026'ya çok iyi taşımış.

Çünkü bu kez keşfettiğiniz yerler gerçekten yeni. Ezbere bildiğiniz bir haritada bile bir sonraki tepenin ardında ne çıkacağını bilmiyorsunuz.

Sürenin büyük bölümünü dünyayı tek başıma keşfederek geçirdim. Elit görevlerde ise diğer oyuncularla kendiliğinden gruplar kurduk; hiçbir sıra ya da eşleştirme sistemi olmadan.

wow forever

Fazla parlak diyenler var, ama gizlenmek için birebir

Betanın en çok konuşulan yeniliği Skyborne. Hem Alliance hem Horde tarafında seçilebilen bu yeni ırk, Zephras Isle adlı uçan bir adada, kendi başlangıç bölgesinde (1-12. seviyeler) oyuna başlıyor. Irkın yurdu, Skywall'da hava elementallerinin koruduğu bu uçan sığınak.

Skyborne; Druid, Hunter, Rogue ve Warrior olabiliyor. Alliance tarafında Mage, Horde tarafında Shaman seçeneği de açılıyor. Hangi tarafı seçtiğiniz, ırkın dördüncü yeteneğini de belirliyor. Diğer ırk yetenekleri ise küçük bir hız (haste) bonusu ve elementallere karşı ek hasar gibi ufak dokunuşlar.

Toplulukta bu ırkın Warcraft'ın kasvetli havasına göre fazla "göksel" ve yüksek fantezi kaçtığını düşünenler az değil.

Ama sanat yönetimi açısından Zephras Isle çok başarılı.

Özellikle bir Rogue olarak bölgenin dikey ve çok katmanlı tasarımında gizlenerek ilerlemek çok keyifliydi. Irkın on saniye boyunca aşağı süzülmesini sağlayan Walk on Air yeteneği de bölgenin tasarımıyla tam bir uyum içinde.

wow forever

Yavaş seviye atlamak bu kez bir kusur değil

Betada iki karakter açtım: biri Skyborne, diğeri klasiklerin vazgeçilmezi Undead. İkisi de Rogue'du, çünkü stealth mekaniklerinin yenilenen dünyada nasıl çalıştığını ve sınıfın hasar potansiyelini görmek istiyordum.

Rogue'un enerji yönetimi ve combo point sistemi Classic'e göre çok daha akıcı hâle getirilmiş. Ama Retail'daki o kaotik hıza da ulaşmıyor.

Aradaki dengeyi iyi tutturmuşlar.

Yenilenen talent ağaçları da gereksiz dolgu yeteneklerden arındırılmış. Her puan harcadığınızda karakterinizin gerçekten güçlendiğini hissediyorsunuz. Blizzard'ın hedefi de 27 talent ağacının hepsini işe yarar hâle getirmek.

20. seviyeye ulaşmak ise bilinçli olarak yavaş ve zor tutulmuş. Blizzard'ın kendi verilerine göre ilk 20 seviye, Classic Era'dakinden biraz daha uzun sürüyor ve bu konu betada tartışılıyor. Geliştiriciler görevlerden çıkan mavi eşyaları azaltmayı düşündüklerini de söyledi; yani ilk 20 seviyenin dengesi tam sürüme kadar biraz daha değişebilir.

Ben bu temponun oyunun keşif odaklı yapısına tam kıvamında uyduğunu düşünüyorum.

Çünkü hızlı seviye atladığınız bir oyunda dağların ardındaki o köyü aramaya pek zaman ayırmazsınız.

wow forever

Dungeona gitmek bile başlı başına bir serüven

Betada iki yeni dungeon var: 13-18. seviyeler için Hall of Thanes ve 15-20. seviyeler için Ruins of Lordaeron. İkisi de tam anlamıyla acımasız ve old school ruhuna sadık.

WoW: Forever'da Dungeon Finder da yok. Bence oyunun en doğru kararlarından biri bu. Geliştiricilerin fikri açık: Oyuncuların dungeona dünyanın içinden yürüyerek gitmesi ve yolda birbirleriyle karşılaşması.

Grubu kendiniz topluyorsunuz.

Dungeonun kapısına yürüyerek gidiyorsunuz.

Yolda elit yaratıklar var ve onlara yakalanmadan geçmeniz gerekiyor.

Daha içeri girmeden küçük bir macera yaşamış oluyorsunuz.

İçeride de işler kolaylaşmıyor.

Undead Rogue'umla kalabalık düşman gruplarını kontrol altında tutmak için sürekli Sap kullanmak zorunda kaldım. Taktik yapmadan saldırmak neredeyse her seferinde wipe ile bitti.

Bu zorluğun seviye aralığına göre fazla olduğunu söyleyen oyuncular var. Benim için ise old school ruhunun ta kendisi bu.

wow forever

Tanımadığım bir healer'la aynı ateşin başında

WoW: Forever'ın en yenilikçi eklentisi kamp ateşi (campfire) sistemi.

Cooking mesleğiyle şehirler dışında hemen her yere bir ateş kurabiliyorsunuz; Cooking seviyeniz yükseldikçe daha büyük kamplar kurmak da mümkün. Ateşin başında bir dakika oturan herkes can, enerji ya da mana doldurmanın yanında, diğer oyuncuların kendi meslekleriyle ateşe eklediği bonuslardan ve rested XP'den de faydalanıyor.

Her oyuncu ateşe kendi mesleğinden bir özellik ekleyebiliyor. Engineering bilen biri tamir imkânı getirirken başkaları farklı bufflar ekliyor ve bu bonuslar yaklaşık bir saat sürüyor.

Kâğıt üzerinde küçük bir sistem. Ama oyuncuları kendiliğinden sohbete ve yardımlaşmaya itiyor.

Bir ateşin başında tanımadığım bir healer'la oturup sohbet etmeye başladık.

Hemen ardından o bölgedeki zorlu bir görevi birlikte bitirdik.

Benim için Classic ruhunun aradığı sosyal etkileşim tam olarak buydu.

wow forever

Lordaeron'un yıkıntılarında Forsaken'ın izleri

WoW: Forever, Warcraft III Reforged: Forsaken Kingdom'dan sonra, Molten Core'dan önce geçiyor. Lore açısından bu harika bir detay.

Özellikle Undead karakterimle Ruins of Lordaeron civarında oynarken bunu çok net hissettim. Yıkılmış bir krallığın hüznü, Sylvanas'ın kurduğu düzenin politik gerilimi ve veba laboratuvarlarının kalıntıları hep oradaydı.

Bunların hepsini çevrenin kendisinden okuyabiliyorsunuz. Çevresel anlatım açısından çok başarılı bir iş çıkarılmış.

Forsaken Kingdom'da Undercity'nin kuruluşunu izledikten sonra, o dönemin hemen ardını bu kez Azeroth'un içinde yürüyerek görmek güzel bir süreklilik hissi veriyor.

Eski hikâyeyle bağlantıyı sonuna kadar hissediyorsunuz.

wow forever

Eski Azeroth daha uzağı görüyor, ama beta olduğu da belli

Görsel tarafta yeni ışıklandırma sistemi ve artırılan görüş mesafesi, o nostaljik low-poly yapıyı bozmadan çok iyi iş çıkarıyor. Özellikle uzaktaki dağları ve yapıları net görebilmek dünyanın ölçeğini çok daha büyük gösteriyor.

Yeni karakter ve zırh modelleri de orijinal sanat tarzının bir "HD Remaster"ı gibi duruyor; eski tasarımların yanında sırıtmıyor.

Teknik tarafta ise beta olduğu çok belli.

İlk günlerde betaya gelen yoğunluk Blizzard'ı bile şaşırttı ve sunucular büyütülene kadar uzun kuyruklar yaşandı. Benim deneyimimde en çok can sıkan şey, Skyborne başlangıç bölgesindeki yoğunluktan kaynaklanan katman (layering) çökmeleri ve karakterin sürekli geriye ışınlanması (rubberbanding) oldu.

Bir görevde bulmam gereken dolabın olması gereken yerde olmaması da epey zaman kaybettirdi.

Yine de 20. seviyeye ulaşmamı engelleyen kalıcı bir sorun yaşamadım.

Blizzard da boş durmuyor; betanın ikinci haftasında sınıf değişiklikleri ve yeni arayüz araçları getiren bir yama yayımladı.

Aboneliğe dahil, ama mağaza Classic ruhuna uymuyor

WoW: Forever'ı ayrıca satın almanıza gerek yok; standart WoW aboneliğiyle oynanabiliyor. Bu bence çok güçlü ve oyuncu dostu bir adım.

Mağaza tarafı ise aynı şeyi söylemiyor.

Skyborne ırkını oynamak için ayrıca en az 29,99 dolarlık Skyborne Heroic Pack almanız gerekiyor; pakette ırkın yanında bir binek ve kozmetikler de var. 59,99 dolarlık Epic Pack'e ise beta erişimi, 30 günlük oyun süresi ve ek kozmetikler de ekleniyor.

Paketlerdeki binek ve kozmetikler oyunda doğrudan bir güç kazandırmıyor. Ama Classic'in "gördüğün her havalı zırh oyunda zorlukla kazanılmıştır" fikrine zarar veriyor.

Acımasız Azeroth geri dönüyor

WoW: Forever'ı tek cümleyle anlatmam gerekirse: Azeroth'un o acımasız ve gizemli ruhunun, modern bir açık dünya tasarımıyla yeniden dirilişi.

Nostaljik zorluk hissi, güncel sistemlerle çok iyi dengelenmiş.

Yeni görevler eski haritaya doğal biçimde oturuyor ve keşif hissi geri gelmiş. Dungeonlar affetmiyor, kamp ateşi insanları gerçekten bir araya getiriyor ve Rogue, Classic'e göre çok daha akıcı oynanıyor.

Diğer tarafta betanın başındaki teknik sorunlar can sıktı. Mağazadaki Skyborne paketleri de Classic ruhuyla pek uyuşmuyor.

Ama bütün bu izlenimlerin bir sınırı var: Betada gördüğümüz kısım, oyunun küçük bir bölümü. Tam sürümde seviye sınırı 60 olacak; yeni bölgeler, dungeonlar ve raidler de bu yolun üzerinde. Beta 21 Ekim'e kadar sürecek ve bu sürede seviye sınırı 30'a çıkarken yeni bölgeler, dungeonlar ve bir battleground da açılacak.

Bir MMORPG'yi uzun vadede ayakta tutan şey ise çoğu zaman ileri seviye içerik. WoW: Forever'ın bu tarafını henüz hiç görmedik.

Oyun 4 Kasım'da çıkıyor. Ben tam sürümde de oynamaya devam edeceğim; WoW: Forever önümüzdeki dönemde en çok içerik üreteceğim oyunlardan biri olacak.

Yıllardır konuşulan Classic+ hayali, en azından ilk 20 seviyede gerçek olmuş.

Geri kalanını tam sürümde göreceğiz.

Değerlendirme

Puan7.5

Artılar

  • Eski Azeroth'a doğal biçimde oturan çok aşamalı yeni görevler
  • Keşif hissini geri getiren yeni bölgeler ve yerleşimler
  • Oyuncuları kendiliğinden bir araya getiren kamp ateşi sistemi
  • Dungeon Finder olmadan, taktik isteyen old school dungeonlar
  • Akıcılaşan Rogue oynanışı ve anlamlı talent seçimleri
  • Forsaken Kingdom sonrasını çevresel anlatımla işleyen hikâye
  • Eski görünümü bozmadan dünyayı büyüten ışıklandırma ve görüş mesafesi
  • Standart WoW aboneliğine dahil olması

Eksiler

  • Betanın ilk günlerindeki katman çökmeleri ve geri ışınlanma sorunları
  • Yerinde olmayan görev nesneleri gibi beta hataları
  • Classic ruhuna uymayan Skyborne mağaza paketleri

Bunlar da İlginizi Çekebilir