OYUTE
İnceleme26 Eylül 2026

EA SPORTS FC 27 İnceleme

Yazar: Batuhan SavutPuan 8.0
fc 27

Yıllık çıkan spor oyunlarını incelerken en zor sorulardan biri hep aynı: Yeni oyun gerçekten yeni mi, yoksa elimizde geçen yılın biraz daha cilalanmış hâli mi var? EA SPORTS FC 27'ye ilk geçtiğimde benim cevabım ikinci seçeneğe daha yakındı. İlk maçlarda FC 26'dan çok farklı bir oyun oynuyormuşum gibi hissetmedim. Paslar, şutlar, oyuncuların genel hareketleri ve maçların akışı fazlasıyla tanıdık geliyor.

Fakat FC 27'nin bütün hikâyesi klasik 11'e 11 maçlarda bitmiyor. Bu yıl EA'in elinde yıllık güncellemeyi gerçekten anlamlı hâle getirebilecek yeni bir koz var: The Grounds. Üstelik bu, menüye eklenmiş birkaç yeni seçenekten ibaret değil. Serinin sosyal futbol tarafını tek bir dünyada toplamaya çalışan, küçük takım maçlarını ve farklı etkinlikleri öne çıkaran yeni bir yapıdan söz ediyoruz.

Bir süre oynadıktan sonra benim için FC 27'nin değeri de tam burada ortaya çıktı. Sahadaki futbol devrim geçirmemiş olabilir ama The Grounds, uzun zamandır seride hissetmediğim kadar güçlü bir “bir maç daha” duygusu yaratmayı başarıyor.

Aynı futbol, kontrolü biraz daha bize bırakan savunma

FC 27'nin temel oynanışında ilk bakışta büyük bir kırılma hissetmedim. EA, bu yıl özellikle otomasyonu azaltıp oyuncuya daha fazla kontrol vermeyi hedeflediğini söylüyor. Ben bu değişimi en fazla savunmada hissettim.

Savunma oyuncularının alan kapatma konusunda daha iyi davrandığını düşünüyorum. Bunun yanında müdahalenin ve pozisyon almanın biraz daha fazla bizim kontrolümüzde olması, farkında olmadan daha kontrollü savunma yapmaya da itiyor. Oyunun “senin yerine” çözmesini beklemek yerine rakibin hareketini daha fazla takip etmek gerekiyor.

Bu değişim FC 27'yi baştan aşağı başka bir futbol oyununa dönüştürmüyor. Zaten ilk saatlerde benim için en belirgin durum da buydu: FC 26'dan geliyorsanız kontrolcü elinizdeyken yabancılık çekmeniz pek mümkün değil. Farklar daha çok maçların içine girdikçe ve özellikle savunma yaparken kendini göstermeye başlıyor.

fc 27

The Grounds, FC 27'nin asıl yeniliği

FC 27 hakkında konuşurken asıl uzun uzun anlatılması gereken yer The Grounds. Açık bir sosyal alan etrafında kurulan bu mod; 1'e 1, 2'ye 2, 3'e 3, Rush ve farklı küçük etkinlikleri aynı dünya içerisinde bir araya getiriyor. Kâğıt üzerinde kulağa güzel geliyor ama benim için asıl önemli olan, bu fikrin oynarken gerçekten eğlenceli olup olmadığıydı.

Cevabım net: Evet.

Özellikle 1'e 1, 2'ye 2 ve 3'e 3 maçlar inanılmaz keyifli. Küçük sahalar, kısa maç süreleri ve daha az oyuncuyla oynanan futbol, klasik FC maçlarından farklı bir tempo yaratıyor. Burada her pozisyona daha fazla dahil oluyorsunuz ve yaptığınız hatanın da iyi hareketin de karşılığını çok daha hızlı görüyorsunuz.

Daha önemlisi, The Grounds sizi eğlenmek için arkadaş grubuna mecbur bırakmıyor. Arkadaşlarla girdiğinizde elbette sosyal tarafı daha güçlü hâle geliyor ancak ben tek başıma oynarken de fazlasıyla eğlendim. Bu benim için modun en büyük artılarından biri.

fc 27
fc 27

Sadece maç yok, küçük oyunlar da işi değiştiriyor

The Grounds'un sürekli aynı küçük saha maçlarını oynatan bir yapıya dönüşmemesi için farklı etkinlikler de eklenmiş. Balon Topu, Hava Topu, Büyük Yarış, Bocce Topu, Gol Kontrolü ve Takım Kapmaca gibi oyunlar klasik futbol düzenini bozarak güzel bir çeşitlilik sağlıyor.

Bunların hepsi saatlerce tek başına oynanacak kadar derin olmak zorunda değil. Asıl işlevleri, The Grounds içerisinde dolaşırken normal bir maçın ardından başka bir şey yapabilmek. Bu açıdan görevlerini yerine getiriyorlar. Bir noktadan diğerine gitmek için haritayı sürekli yürüyerek geçmek zorunda olmamanız da güzel; istediğiniz bölgeye hızlıca ışınlanabilmek gereksiz zaman kaybını ortadan kaldırıyor.

Rush'ın da artık bu dünyanın parçası olması mantıklı. Clubs tarafında giriş çıkışların daha hızlı hissettirmesi de bu merkezi yapı sayesinde daha rahat bir deneyim yaratıyor. Bununla birlikte benim oynadığım saatlerde oyuncuların yeni etkinliklere daha fazla yöneldiğini gördüm. Bu nedenle bazı seçeneklerde sıra beklemek mümkün. Özellikle 2'ye 2 tarafında zaman zaman kuyrukla karşılaştım.

fc 27
fc 27

Alex Hunter'ın dönüşü The Grounds'a geçmişten bir bağ kuruyor

The Grounds yalnızca farklı maç türlerini aynı alana toplamakla kalmıyor; dünyayı tanıtırken futbol dünyasından ve serinin geçmişinden gelen mentorları da kullanıyor. Kylian Mbappé, Chloe Kelly ve Paulo Dybala farklı aktiviteler ve bölgeler üzerinden karşımıza çıkarken, grubun en dikkat çekici ismi benim için Alex Hunter.

FIFA 17 ile başlayan The Journey'nin ana karakterini yıllar sonra yeniden görmek, özellikle seriyi o dönemden beri takip edenler için güzel bir nostalji dokunuşu. Hunter artık hikâyesini takip ettiğimiz genç oyuncu değil; bu kez The Grounds içerisinde oyuncu gelişimi konusunda yol gösteren isimlerden biri. EA'in yıllar önce oluşturduğu bir karakteri tamamen unutmak yerine yeni modun içerisine doğal biçimde geri getirmesi The Grounds'a yalnızca gerçek futbolculardan oluşan bir vitrin olmanın ötesinde biraz daha kimlik kazandırıyor.

Mentor sistemi tek başına The Grounds'u derin bir açık dünyaya dönüştürmüyor. Zaten birazdan değineceğim gibi, saha dışında yapılabilecekler konusunda hâlâ daha fazlasını görmek isterdim. Ancak Mbappé, Kelly, Dybala ve özellikle Hunter ile karşılaşmak, bölgeler arasında dolaşırken dünyaya küçük de olsa bir karakter ve ilerleme hissi katıyor.

fc 27
fc 27
fc 27

Eğlenceli bir dünya ama henüz yeterince dolu değil

The Grounds'u çok sevmeme rağmen açık dünya tarafında geliştirilmesi gereken ciddi bir alan olduğunu düşünüyorum. Spor oyunlarında bu fikrin en bilinen örneklerinden biri NBA 2K'nın yıllardır geliştirdiği açık dünya yaklaşımı. FC 27'nin ilk denemesinde doğal olarak aynı kapsamı beklemek doğru olmaz fakat aradaki fark hissediliyor.

The Grounds'ta futbol oynamak için yeterince sebep var; futbolun dışında dünyayla etkileşim kurmak istediğinizde ise seçenekler hızlı tükeniyor. Örneğin alışveriş yapılabilecek dört mağazanın bulunması bana az geldi. Avatar tarafı da şimdilik daha çok kozmetik bir ilerleme hissi veriyor.

Basketbolun sneaker, sokak modası ve saha dışı kültürle olan güçlü bağının NBA 2K'ya bu konuda doğal bir avantaj sağlayıp sağlamadığı ayrıca tartışılabilir. Futbolun dünyası farklı. Yine de The Grounds'un önümüzdeki yıllarda büyüyecekse sadece yeni maç türleriyle değil, içerisinde yaşamak isteyeceğimiz daha dolu bir sosyal alanla da gelişmesi gerekiyor.

İşin ilginç yanı, bu eksiklik modun eğlencesini öldürmüyor. Ben The Grounds'tan çıkmak istemedim; sadece içerisinde daha fazla şey olmasını istedim. İkisi arasında önemli bir fark var.

fc 27

Kariyer ve Ultimate Team tarafında neler değişti?

FC 27'nin yenilikleri elbette The Grounds ile sınırlı değil. Kariyer Modu tarafında transfer pazarı yeniden ele alınmış durumda. Oyuncu değerleri, kulüplerin teklif davranışları ve görüşmeler daha dinamik bir yapı kazanırken Dinamik GEN sistemi de oyuncuların form, moral ve kondisyon gibi etkenlere bağlı olarak reytinglerinin sezon içerisinde değişebilmesini sağlıyor. Teknik Direktör Kariyeri'ndeki yeni senaryo ve meydan okuma seçenekleri de paketin diğer parçaları arasında.

Bunlar kâğıt üzerinde önceki yıllara göre daha fazla dokunuş olduğunu gösteriyor. Buna rağmen Kariyer Modu hâlâ FC 27'nin kimliğini değiştiren taraf değil. Serinin yıllardır benzer temel üzerinde ilerleyen tek oyunculu yapısı için yapılan geliştirmeler anlamlı olsa da, bu yıl oyunu elinize aldığınızda “FC 27'nin yeniliği ne?” sorusuna vereceğiniz ilk cevap büyük ihtimalle Kariyer olmayacak.

Ultimate Team'de ise FUT Gallery öne çıkıyor. Kulübünüzden geçen kartların kaydını tutan sistem, kartları lig, kulüp, ülke ve kampanya gibi tematik setlerde toplamaya izin veriyor. Bir kartı satsanız veya bir KKG'de kullansanız bile Gallery kaydında kalabilmesi, normalde kısa ömürlü olan kartlara koleksiyon tarafında ikinci bir anlam kazandırıyor. Set dereceleri ve Gallery seviyesi üzerinden ödüller de alınabiliyor.

Bunun yanında dallanan Geliştirme yolları ve KKG tarafındaki düzenlemeler Ultimate Team'in yıllık yeniliklerini tamamlıyor. FUT hâlâ FC'nin en yoğun güncellenen alanlarından biri ve FC 27 de bu konuda geleneği bozmuyor.

fc 27
fc 27

Türkçe spiker bu kez daha canlı hissettiriyor

Sunum tarafında benim dikkatimi en çok Türkçe spiker çekti. Geçen yıla göre anlatım daha canlı ve pozisyonlarla daha tutarlı hissettirdi. Bir futbol oyununda spikerin görevi yalnızca olanı söylemek değil; maçın temposunu ve önemli anların ağırlığını da oyuncuya hissettirmek. FC 27 bu konuda önceki oyuna göre daha iyi bir izlenim bıraktı.

Grafik, animasyon ve genel maç sunumu tarafında ise büyük bir sıçramadan söz etmek zor. FC zaten görsel açıdan belirli bir seviyeye ulaşmış durumda ve FC 27 bu temelin üzerine devam ediyor. Dolayısıyla yeni oyuna geçtiğinizde sizi şaşırtacak bir görsel değişimden çok, alıştığınız sunumun biraz daha cilalanmış hâliyle karşılaşıyorsunuz.

fc 27

The Grounds eğlenceli ama teknik olarak pürüzsüz değil

FC 27 ile geçirdiğim sürede teknik tarafta sorunlarla da karşılaştım. Oyunu standart PlayStation 5 üzerinde oynadım ve zaman zaman FPS düşüşleri yaşadım. Bunlar oyunu oynanamaz hâle getirecek seviyede değildi ancak özellikle bu ölçekte bir spor oyununda fark edilmeyecek şeyler de değil.

The Grounds tarafında daha ilginç hatalar gördüm. Küçük kalelerin içerisine sıkışmak beklediğimden daha sık yaşandı. Daha nadir karşılaştığım başka bir hatada ise sanki yakındaki başka bir sahada oynanan maçın oyuncuları bizim sahamızda da görünüyordu. Bir anda aynı alan içerisinde iki farklı maç üst üste oynanıyormuş gibi bir görüntü oluşabiliyor.

The Grounds gibi çok sayıda oyuncuyu aynı sosyal dünyada buluşturan yeni bir sistemde çıkış döneminde bazı pürüzlerin bulunması şaşırtıcı değil. Yine de bunların güncellemelerle hızlı biçimde giderilmesi gerekiyor.

fc 27
fc 27

FC 27'yi farklı yapan şey saha dışında başlıyor

EA SPORTS FC 27'yi yalnızca klasik maçlara bakarak değerlendirirsem, geçen yıldan bu yana yaşanan değişimi büyük bulmuyorum. İlk maçlarda hissettiğim şey de buydu. Savunmadaki daha oyuncu odaklı yaklaşım gibi detaylar zaman geçirdikçe kendini belli ediyor ancak temel futbol deneyimi hâlâ fazlasıyla tanıdık.

The Grounds ise bu değerlendirmeyi değiştiriyor.

EA uzun zamandır FC serisine yeni modlar ve küçük sistemler ekliyor ama The Grounds bunlardan daha büyük bir fikir. 1'e 1, 2'ye 2 ve 3'e 3 maçların verdiği keyif, farklı etkinliklerin yarattığı çeşitlilik ve bütün bunların tek başına oynarken bile çalışması, benim FC 27'de en fazla zaman geçirmek istediğim alanı oluşturdu.

Şu anki hâliyle dünya biraz dar. Mağazalar, avatar gelişimi ve saha dışındaki aktiviteler konusunda genişlemeye ihtiyacı var. Teknik sorunları da görmezden gelmek mümkün değil. Fakat ilk denemesinde bile temel fikir çalışıyor. Benim için önemli olan da bu.

FC 27, futbolun kendisini yeniden icat etmiyor. Bunun yerine futbol oynadığımız alanı büyütüyor. Yıllık çıkan bir seri için bazen ihtiyaç duyulan yenilik tam olarak bu olabilir.

Değerlendirme

Puan8.0

Artılar

  • The Grounds tek başına oynarken bile çok eğlenceli
  • 1v1, 2v2 ve 3v3 maçlar hızlı ve tatmin edici
  • Mini oyunlar The Grounds'a güzel bir çeşitlilik katıyor
  • Savunmada kontrolün daha fazla oyuncuya bırakılması olumlu
  • Türkçe spiker geçen yıla göre daha canlı ve tutarlı hissettiriyor
  • Clubs ve Rush'ın aynı sosyal yapı içerisinde toplanması kullanışlı

Eksiler

  • Temel oynanış FC 26'ya kıyasla büyük bir sıçrama hissettirmiyor
  • The Grounds'un açık dünyası henüz yeterince dolu değil
  • Bazı The Grounds seçeneklerinde sıra beklemek gerekebiliyor
  • Standart PS5'te FPS düşüşleri yaşanabiliyor
  • The Grounds'ta sıkışma ve sahaların birbirine karışması gibi hatalar var

Bunlar da İlginizi Çekebilir